Takvimden yapraklar bir bir düşerken bu gecenin konusu birçoğumuzu yakından ilgilendiriyor. Bu yazıyı okurken dinlemenizi tavsiye ettiğim şarkı Lana Del Rey – Summertime sadness.
Biliyorsunuz ki ilişkiler en çok hasarı kıskançlık ve dengesiz tavırlar üzerinden alırlar. Aslında insanoğlunun doğasında vardır kıskanmak içgüdüseldir bana göre, seven her insan kıskanır kimileri bunu yansıtırken bazı insanlar da göstermemeye ve gizliden kıskanmaya devam ederler.
Peki ya siz hangisisiniz ?
Şöyle bir düşündüğünüzde siz hangi kıskançlık türüne aitsiniz ?
Güçlü bir ilişkinin temelinde sevgi, karşılıklı saygı, güven ve iletişim vardır; Psikiyatr Dr. Kemal Sayar’a göre kıskançlık, daha çok özgüven eksikliğinden kaynaklanan bir duygu durumu. Özgüven düşünce, elinde olanı kaybetme korkusu sarıyor bedenleri. Hatta geçmişinden gelen tüm örselenmişliklerini burada tedavi etmeye çabalıyor diyebiliriz. Lakin birden bu bütünlüğe karşı bir tehdit hissettiğinde, mesela sevdiği insanın ilgisinin birine yöneldiğini ya da yöneleceğini gördüğünde, bir anda o kadar da mükemmel olmadığını, hatta kusurlu bile olduğunu düşünüyor ve ilişkideki büyü bozuluyor. İşte bozulan bu büyü, ilişkinin rotasını birden kıskançlığa, ürküntüye, kaybetme korkusuna, yenilmişliğe, hırslara ve kimi zaman da cehenneme çeviriyor. Kıskançlığın pençesine düşen kadın ya da erkek o andan itibaren ne yazık ki, mantıklı düşünmeyi başaramıyor. Kıskançlık; dozu aşıldığında hayatımızı zindana bile çevirebilecek potansiyele sahiptir. Seven insan kıskanır elbet ama sağlıklı bir şekilde mi, ona bakmak gerekir. Kıskançlığın en patolojik hali: Othello Sendromu. Othello Sendromu’nda ortada hiçbir şey yokken, hiç bir somut veri yokken, kişinin telefonuna o an cevap verememesi, gittiği yerden daha önce söylediği saatten 3 dakika daha geç dönmesi, kıyafetinde bir saç teli bulunması, kişiyi bir şüpheye değil bir kanaate sevk eder. Othello Sendromu’nda kadının üzerinde kısa bir saç teli gördüyse adam için kadın onu kesin aldatmış demektir. İlişkilerde dengesiz tavırlar genellikle kadınlara has gibi görünse de uzmanlara göre erkeklerin ruh hali de değişken olabiliyor. The Emotional Toolkit (Duygusal Rehber) isimli kitabın yazarı Darlene Mininni, erkeklerin tedirgin olduklarında kadınlardan daha farklı davranışlar sergilediğini belirtiyor.
Hepimizin hayatına bir öyle bir böyle olan mantık ve duygularını kullanamayan, düşünüp tartamayan, davranışlarında tutarsızlıklar olan biri mutlaka girmiş ve canımızı yakmıştır.
Acı dolu geçmişimizi geride bırakmamız gerek ki yeni ilişkilere dinç, dinamik kendinden emin, kafa karışıklığı olmadan başlayabilelim. Önemli olan bu durumlara karşı gösterdiğimiz tutum ve davranışlardır. Esra Ezmeci’nin de dediği gibi doğrularımızla, yanlışlarımızla insanız yani hatalarımız elbette olucak.
Bazen ince düşünmek gerek empati kurmak gerek, işte bunu yapabildiğinizde, ben bunu yaparsam yada söylersem sonucu bu olur diye düşünebildiğinizde ilişkiniz kendiliğinden şekillenir ve ilerleme kaydeder.
İlişkilerde yapılan en büyük hatalardan biri de diğer partneri değiştirme çabasıdır. Kadın ve erkeğin ilişkiye bakış açısı önemlidir. Her iki taraf da “ben bu ilişkiden ne alırım” yerine “ben bu ilişkiye ne katarım” diye baktığında ilişki güzelleşir, zenginleşir.Kendimize yapılmasını istemediğimiz davranışları da ilişki içinde yapmamak gerekir.
Sevgi emeği ve çabayı beraberinde getirir emek olmadan sevgi olmaz…
