Dosta Dair

Mart 3, 2023
Kübra

Ezelden ebede tesadüfen yada mecburi bir şekilde ruhların bir araya gelmesi ile oluşan yakınlıklardır.

Burada bahsedilen dostluk evvelden aşina ruhlar üzerinedir.

Aradaki bağ o kadar kuvvetli düğümlenmiştir ki artık siz o bağın dümdüz bir parçası olmuşsunuzdur.

Ruhlar  yoğun coşkun bir sevgi ile harmanlanıyorken, birbirlerinde iz bırakacak hikayeleri de beraberinde yaşatmaya başlarlar.

Birbirlerinin en özel alanlarına tanıklık edip, onun ruhunu öylesine özümsemişti ki kendi benliğinden çok ona güvenmeye başlamıştı.

Bazı basitleşmiş dostlukları bununla aynı kefeye koyamam.Biliyoruz ki bunlarla aramızda ki bağ, ip üstünde cambazlık yapmak gibidir.

Güvensiz ve kopması an meselesi.

Sizce  dost olarak adlandırdığınız kişinin zor gününde onunla üzülen, başardığında ise sevinç duyan biri misiniz?  Yoksa içinde bir nebze olsun kıskançlık hissediyor seziyor musun ?

Unutmayalım ki arkadaş çoktur ama dost azdır.

Aristotales’in dediği gibi “Ey dostlarım, dünyada dost yoktur…”

Napolyon da bu konuyla ilgili “Dost yoktur sadece mutluluğunuza ortak olmak isteyenler vardır.” diyerek desteklemektedir.

Dostluğun yolu düyanın bir ucuna kadar uzanıp bizleri kucaklayabilir.

Dostluk, yaşamda bize verilen  güzel bir  armağandır. Mesafe olsa dahi tek tuşla ulaşma imkanın var iken pek de uzak sayılmazsın.

Kimisi uzakken yakın hisseder, bir diğeri yakınken uzak.

Gerçek dostluk bize acaba dedirtmez.

Riyakar insanları oldum olası sevmedim.

Özümde ben böyleyim.

Yanında doğal olabildiğin, benliğin gibi olan kişidir dost.

 

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir