Mürekkep Lekesi

Ağustos 25, 2023
Kübra

Bu sefer şarkımı bu güzel parçadan yana kullanıyorum.Kulaklıklarınızı takın zihninizi serbest bırakın.

The Imitation Game 


Kayboluşlarımın kaçıncısındaydı bilmiyorum bir mi, iki mi, üç mü…
Hatırlamıyorum.
Belki de hatırlamak istemeyişimdendir.

Zaten hatırlamak istemeyecek kadar yorgunum.

Birkaç parça yazılmış çizilmiş sözler ile dolu kağıt yumakları ve mürekkep lekelerinin yadırganacak dostluğu.

Hayatı tam burada bir mürekkep lekesine benzetiyorum.

Evet o mavi küçük lekeler.

Hani şu ısrarla çıkarmak isteyip de çıkaramadığımız cinsten.

Sizin mavi küçük lekeleriniz nasıllar  hiç düşündünüz mü ?

Aynaya baktığımızda  mürekkebin lekeleri oldukça açık ve nettir.

Duygularımıza göre şekillenmiş birer küçük lekedirler.

Yazmak benim için yemek içmek kadar önemli bir eylem.

Varoluşumun bir simgesi.

Kendimin yine en emin sığınağı yine kendim.

Belki kendim dahi güvenilir değilimdir bunu da bilemem.

Şayet en önemli nokta yürek olmalı.

Yürekçe varlıklı olmalıyım ki diğer herşeyimi yitirdiğimde kendimle yetinmesini bileyim.

 

Qua deus hanc mundi temperet arte domum Qua venit exoriens, qua deficit unde coactis Comibus in plenum menstrua luna redit; Unde salo superant venti, quid flamine captet Eurus, et it nubes unde perennis aqua.

Sit ventura dies mundi quae subruat aries. (Propertius)

 

~~

Bu dünya evini nasıl yürütür tanrı;

Ay nasıl yükselir, ufaldıkça ufalır;

Her ay nasıl bütünlenir dolunay;

Deniz üstünde niçin bu yeller, Eurus’un getirdiği; Nerden gelir bulutları yapan tükenmez su,

Günü gelip yıkılacaksa dünya.

 

Derin düşüncelerin bizi abluka altına aldıkları ve merak duygusunu nasıl beslediklerini görürüz.

Ve bunun bize neler yaptırabileceğini.

Beslenen her duygu bir gün gerçeği yansıtacaktır.

Ellerim…

Mavi küçük lekeler.

Hani şu yazı yazarken inatla elimize bulaşan ve uzun süre çıkmayan mavi küçük lekeler…

Temiz bir kağıdın mavi küçük lekelerle kaplanması.

Sizce bizler o kağıttan birer parça mıyız ?

Elbette.

İyi yada kötü var olduğumuz müddetçe,hayatın mürekkebi mutlaktır ki ellerimize akmaya devam edecek.

Önemli olan şudur ki,bizi biz olmaya iten hayatımızda ki bu lekeler çürük taraflarımızı görmemizi sağlasada bizlerin dili henüz bunu söylemeye yetmiyor.

Belki de yetemiyor.

Düşünce denen sis denizinde yalpalanıyoruz öyleyse.

Bir o yana, bir bu yana…

~~

Velut minuta magno

Deprensa navis in mari vesaniente vento. (Catullus)

 

Hafif bir tekne gibi,

Azgın fırtınanın denizde bastırdığı…

 

İstanbul/Türkiye Ağustos 26

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir