Madde & Mânâ

Şubat 21, 2024
Kübra

Derinlerde bir yerde zihninizi açacak bir parça ekleyerek girişimi yapıyorum.

Lys/Susanne Sundfør


Bazen arayışın içinde kaybolduğumu düşünüyorum.

Öyle bir eşik ki bu kaçıncı bilmiyorum.

Kaçıncı boyut kapısı,kaçıncı uyanışta tekrar yatış…

Bildiğimizi sandığımız ama aslında bilmediğimiz bir çok şey.

Gördüğümüzü sandığımız ama görünenin ardında oluşan sis perdeleri…

Biz insanoğlunda ki bu eşsiz bilgelik ruhun derinliklerinde saklı iken onu ortaya çıkarmak yerine üzerine bir beton dökmeye meyillendik…

Muhyiddin İbnü’l Arabi’nin sevdiğim bir sözü var ”Uyanana kadar insan gezegenlerin tesirindedir. Uyanmış kişi, gezegenlere tesir eder”.

İnsan sadece dik dursun diye ayağa kaldırılmadı.Aynı zamanda derin düşüncelere dalsın diye,gökyüzünde kendi düzenlerinde kayan yıldızları görebilsin ve başını dönüp duran bu evrene çevirsin diye, bedenin üzerine bir baş ve hareket edebilen bir boyun yerleştirdi.

Biraz düşünsene; hiçbir sıkıntın yok,hiçbir imtihana tâbi tutulmuyorsun.

Neredeyse hiç göz yaşı dökmemişsin.Buna yaşamak denir mi öyleyse ?

Bu bence sadece hayatta var olmanın kendisi demek.

Kış yaşanmasa yazın değeri belli olur muydu ?

Bazı şeylerin daha anlamlı ve daha kıymetli olabilmeleri için imtihana tâbi tutulduğunda sakın olaki içiniz daralmasın.

Bu bir süreç ve bunu atlatabilirsin…

Sadece niyet edin ve yolunuza devam edin.

Kader niyete aşıktır.

Çektiğiniz zahmet bir gün rahmet olur.
Şems-i Tebrizi

Güzel düşüncelere negatif duygular direnemez.

Bende duygusal bir insan olarak bazı zamanlar bunu yapmayı ihmal ediyor gibi hissediyorum.

Misal haberlerde gördüğüm yada duyduğum şeyleri kabullenemiyorum.

İnsanlar nasıl bu kadar kötü olabiliyor ya diyorum kendi kendime.

Ve buda beni insanlardan uzaklaştırıyor buna zemin hazırlıyor.

Akla hayale sığmayan şeyler görüyor ve yaşıyoruz.

Ee hayat bu acı tatlı herşey var elbette.Ama benim kalbim korumasız halde en azından ben böyle hissediyorum.

Bu sebeptendir ki uzun süredir kendi kabuğunda yaşayan birisiyim.

Arkadaşlarım haliyle var tabi zaman zaman görüştüğüm.

Belki de bir öze dönüş meselesidir bu; arayışının seni özüne götürdüğü derin bir yolculuktur.

Madde aleminde mânâ aramayın o halde.

Mânâ alemi içinizde,en büyük zenginliğimiz orada, fark ettiğinizde madden de zenginleşiyorsunuz.

Odak noktam kendim…

Bu yol benim…

Herşeye rağmen dünyada güzel duygular hâla var.

Saf sevgi hâla var.

Simyacı kitabına değinmek istiyorum orada şöyle anlatmıyor muydu ?

Mutluluğun çölün küçük kum tanesinde bulanabileceğini söylüyor.

Çünkü bir kum tanesi Yaratılış’ın bir ânıdır ve Evren, onu yaratmak için milyonlarca, mil- yonlarca yıl uğraşmıştır.

“Yeryüzündeki her insanın kendisini bekleyen bir hazinesi vardır,”

Ne yazık ki, insanın kendisine çizilmiş olan yolu pek az insan izliyor; oysa bu yol Kişisel Menkıbe’nin ve mutluluğun yoludur.

 

İstanbul-Türkiye/Şubat 2024

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir