Medusa

Nisan 5, 2023
Kübra

Bu yazımı okurken sizlere dinlemenizi tavsiye ettiğim parça The Forgotten City- Michael Allen.

Yunan mitolojisinden aşina olduğumuz Medusa,gözlerine bakanı taşa çevirdiğine inanılan yılan saçlı,keskin dişleri olan,dişi canavar olarak isimlendirilir.

Yeraltı dünyasının dişi canavarı olan üç Gorgon’dan birisi olan Medusa içlerindeki tek ölümlüdür.(Gorgonlar, Türkçe : Korku)

Canavar olarak hafızalara kazınan Medusa, aslında zulüm ve haksızlığın sonucunda o hâle geldiğini görüyoruz.

Oldukça ilgi çekici olan Medusa’nın hikayesini sizler için derledim.

Medusa tanrıçaların bile kıskandığı çok güzel bir genç kızdır.Hatta o kadar güzelmiş ki ona rakip olacak başka bir kadın yokmuş.Bu yüzden bütün kadınlar Medusa’yı kıskanırmış.Bu durum yüzünden Medusa kendisini Tanrılara adamış ve iki kız kardeşi ile birlikte Tanrı Zeus’un en sevdiği kızı zekâ Tanrıçası Athena’ya ait bir tapınakta yaşarlarmış.

Phorkus ve Keto’nun kızları olan bu üç genç kadından Medusa’nın haricinde diğer ikisi ölümsüzdür. ( Üç Gorgon )

Athena Medusa’yı kıskananlardan biridir fakat kendini ondan daha zeki ve çok daha güzel bulduğu için bu durumu pek de önemsememiş.Burada bu bilgiye ek olarak şunları da eklemek isterim; Athena denizlerin tanrısı Posedion ile birlikte olduğu kaynaklarda geçer.

Bir başka kaynağa göre ise, Athena’nın hiç yoldaşı, sevdiği olmamıştır. İşte bu yüzden Athena Parthenos yani “Bakire Athena” olarak da anılır. Atina’daki ünlü Parthenon Tapınağı da ismini buradan alır. Bu Athena’nın sadece bakireliği ile ilgili bir gözlem değildir, fakat O’nun cinsel mütevazılığın ve tanrısal gizemin daimi koruyucusu olduğu rolünün bir doğrulamasıdır.

Posedion Medusa’ya karşı oldukça ilgiliymiş ancak tanrıların dünyasında ölümlü birine aşık olmanın küçümsenebileceğini düşünüp ilgisini gizliden gizliye tutmaya çalışmıştır.Poseidon kimseye bir şey söylemese de Zeus, onun Medusa’ya olan ilgisinden haberdardır. Bir gün Poseidon gizlice tapınağa girer ve Medusa’ya zorla sahip olur.

Medusa bu olaydan sonra harap bir duruma gelir ancak tapınakda kalmaya devam eder.Athena durumdan haberdar olduktan sonra kıskançlık ve öfke ile Medusa ile kardeşlerini birer Gorgona dönüştürür.

İfrite dönen Medusa’nın tüm güzelliği kaybolur ve baktığı herkesi taşa çevirir.

Her ne kadar Medusa ifrite dönsede, Athena’nın öfkesi dinmez, kardeşi Perseus’tan Medusa’yı öldürmesini ister. Üvey kardeşinin bu isteğini kırmayarak kabül eder.Perseus yanına bir ayna alır ve Medusa kendisine bakarak taşa dönüşürken kafasını keserek öldürür.

Rivayete göre Medusa hamileydi ve kafası kesildikten sonra denize sıçrayan kanın  hemen ardından Chrisaor ve Pegasus doğmuştur. Sağ taraftaki kanı zehirliydi ve sol tarafında ise bir panzehiri vardır.

Çocukların babası Posedion’dur.

Bir başka rivayete göre etrafa saçılan her bir kan damlası yılana dönüşmüştür.

Perseus Medusa’nın kafasını Athena’ya verir. Athena da onu kalkanına sabitlemiştir.Bir başka kaynakda Perseus Medusa’nın kafasını Argos’ta bulunan pazar yerine gömmüştür.

Peki günümüzde Medusa hakkında ulaşabileceğimiz somut bilgiler nelerdir ?

Tarih ve mitolojinin tüyler ürperten bu hikayesinin ardındaki somut delilleri buyrun birlikte inceleyelim.

Yerebatan Sarnıcı’nda, biri yan biri ters biçimde konumlanmış  ve kaide olarak kullanılan iki adet Medusa heykeli bulunmaktadır.

Yerebatan Sarnıcı-Medusa Heykeli

Romalılar Medusa’nın başından yaydığına inandığı kötü karanlık bir titreşim yaydığını düşünüyorlardı.Bu yüzden ona “Gece Ana”diye hitap ederlerdi.

Aydın’ın Didim ilçesinde de Apollon tapınağında izlerine denk gelebilirsiniz.

Mitolojik tarihe baktığımızda yılan bedenine sahip insanların varlığı görülmektedir.Bir önceki yazım da  Şahmaran’ın hikayesini sizlere anlatmıştım.

Biraz daha derinlere inelim ve Osmanlı zamanında yaşananlara birer göz atalım.

Sene 1456 İtalya’da bir kurum Fatih Sultan Mehmet’e ulaşmaya çalışır.Onca çabaya rağmen isteği geri çevirir padişah.Yoğun ısrarlar üzerine veziri ile görüşmesini uygun bulmuş ve ilk irtibat sağlanmıştır.Görüşmenin konusu ilginçtir ki İstanbul’da bulunan Yerebatan Sarnıcın’da bulunan  hazine.Bu hazinenin yerini sadece padişaha söyleyeceklerini bildirmişler.Vezir bunları padişaha anlatmıştır.Fatih ise bu durumdan şüphelenip bu iş içinde bir iş var diyerek işkillenmiştir.Padişah Venedik’den gelen kurum ile görüşmeyi kabül eder.Anlatmaya başlarlar ve tekrirde bulunurlar.

Hazine diyoruz evet ama bunu altın,gümüş olarak algılamayın derim.Hazinede bahsi geçen lahit ve lahitin içinde bulunan cesettir.

Efsaneye göre bu lahitin içindeki beden Medusa’ya aittir ve mumyalanmış bir biçimde bu lahitin içersinde duruyor.Padişaha bu lahit için bir çok teklif yağsada ne olduğu sır olarak kalmış.Sultan Abdülhamid Han’a kadar ulaşmıştır bu sır,kendisi böyle şeylere pek bir meraklı olup bu konu onu hayli heycanlandırmış.

Olayları titizlikle araştırıp o heyetle görüşebilmişler padişah kendisi bizzat kısıtlı imkan ve bilgilerle Yerebatan Sarnıcın’da ki kapalı dehlizlerin birinde bu lahiti bulmuş ve tonlarca ağırlıktaki lahiti  kapağını indirmişti.

Lahitin içinde insan başına benzeyen dev bir yılanı andıran mumyalanmış fakat bir yandan da bozulmaya başlamış bir yaratık ile karşı karşıya kalmışlar.Bunun üzerine Abdülhamid Han bir ferman yayınlayarak bundan kimseye söz edilmemesini istemiştir.

Bu lahitin varlığından haberdar olan bir diğer yabancı kaynaklı örgütten dolayı padişah bir plan yapar, lahiti gün yüzüne çıkartırlar ama içindeki yaratığı yok etmişlerdir.Hatta bir süreliğine

Fatih Camisinde lahit sergilenmiştir, tabiki içi boş olarak.Hatta dönemin gazetelerinde resmini çektirip yayınlatmış.

Fatih Camisi-Medusa Lahiti Sergileniyor

Gazetenin tüm sayılarına kütüphanelerde erişilebilirken o sayısına ulaşılamamıştır ne kadar ilginç değil mi ?

Medusa’nın lahitinin fotoğrafları toplatılarak ortadan kaldırılmıştır.

Daha sonra Mollafeneri İsa Camisi’nin hemen yanında bulunan, kraliçe mezarlarının oraya konulmuştur ve  sonraki akibeti bilinmemektedir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir